Pazar, 05 Şubat 2012
 
 
Ana Menü
Anasayfa
KARYADER
YAZARLARIMIZ
Sağlık Köşesi
Anılar ve Tanıdık Yüzler
Dost Siteler
Ziyaretçi Defteri Arşivi
İçimizden Biri
Bölümler
Sarıkamış'a Dair
Sponsor Bağlantılar
HABERLER
Ziyaretçi Sayacı
mod_vvisit_counterBugün Tekil143
mod_vvisit_counterDün197
mod_vvisit_counterBu Hafta1747
mod_vvisit_counterBu Ay1011
mod_vvisit_counterTüm Zaman230283
Sayaç
Ziyaretçi Defteri
Şehit Halil Beyin Anısına PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   

29 EYLÜL
BİR KURTULUŞ: SARIKAMIŞ
BİR ŞAHADET: HÜSEYİN ZADE HALİL BEY


ÖNSÖZ

Kaç eylül gelip geçti, hazanın sarı yaprakları gibi. Tamı tamamına 76 önce Sarıkamış Ormanı’nda yaşanan hazan günü aslında Xalıkların hüzün günüdür. Elemin, acının, ızdırabın yüreklere gömüldüğü zamandır. Bölgenin yıllar yılı üst üste birikmiş sorunları, bir köprü başında işlenmiş cinayetle sanki bir anda halledilecekmiş düşüncesi…
  
Hepinizin az çok aşina olduğu, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Behçet Kemal Çağlar tarafından yazılan ve Cemal Reşit Rey tarafından bestelenen Onuncu Yıl Marşı, her ferdin düşünce yapısına bağlı olarak, kişilerde farklı duygular uyandırdığı muhakkaktır.

Bu marşı her duyduğumda, genelde Karakurt Ailesi ve özelde şahadete ermiş Hüseyin Zade Halil Bey (XELE) aklıma gelir; geçmişte olanları ve ona bağlı olarak meydana gelen gelişmeleri düşünür, hüzünlenirim.

Cumhuriyetin onuncu yıl kutlamalarının yapıldığı 1933 yılına, üç neslin seçkin isimleri olan Hacı Halil (XELIK), Hüseyin Ağa (XÖSE) ve Halil Bey (XELE) sayesinde çevrenin en etkin ailesi olarak giren XELIK Ailesi, maalesef aynı yılın sonu itibariyle çevrede olan etkinliğini yitirmiştir. Sonraki yıllarda, Kolordunun yönlendirmesi ve Abbas KARAKURT’un organizesi ile Ailenin diğer kanadı ile birlikte KARAKURT soyadı altında toplanmıştır. Ancak bu toplanma sonucu ailede, Abdullah Karakurt zamanında, geçmişte yaşanmış etkinliğe benzer bir canlanma olmuşsa da, takip eden nesiller tarafından sürdürülüp geliştirilemediğinden, ferdi başarılar bir tarafa konulursa, genel olarak Ailenin üzerindeki rehavet günümüze kadar devam ede gelmiştir.

Kısacası “Çıktık açık alınla on yılda her savaştan;”mısrası ile başlayan marş, bana:

Not: Yazı dizisinin devamı forumda...


1.Halil Beyin Ankara tarafından Cumhuriyetin kuruluşunun onuncu yıl kutlamalarına davet edilişini,
2.Halil Beyin, Ankara ziyareti sırasında Atatürk’e hediye etmek üzere dokutturduğu ünlü kilimi ve bu kilimin kayboluşunu,
3.Halil Beyin, Ankara’ya gitmek üzere yola düştüğü ve aynı zamanda Sarıkamış’ın kurtuluş günü olan 29 Eylül’de, orman içinde pusuya düşerek şahadete erişini,
4.Çevrede etkin ve saygın olan XELIK Ailesi’nin bu olaya bağlı olarak gerileme sürecine girmesi ve çevrede var olan etkinliğini kaybedişini,
5.Daha sonraki yıllarda KARAKURT soyadı altında birleşip, yeniden var olma mücadelesi veren ancak, şu ana kadar arzu edilen seviyeye gelemeyen bir AİLEYİ,
hatırlatır.

Tarihin lanetli sayfalarında yerini almış olan bu feci durum, Karakurt Ailesinin hiçbir ferdinin hafızasından silinmemiş ve asla unutulmamıştır. Şehidimiz için hazan mevsiminin hüznü ile 76 yıldır için için yanarız. Devlete hınç besleyen bazı had bilmezler, Halil Beyi hedef almış ve ölümü ona reva görmüşlerdi. Bundan 76 yıl önce Eylül ayı sonlarında yöre insanının teveccühü ile gönüllere taht kurmuş Halil Bey, orman içinde düşmüş olduğu pusuda bir grup eşkıya tarafından vahşet ve gaddarlık ile şehit edilmişti.

Halil Beyin ölümünün 76. yılı anısı kapsamında, bildiğim kadarı ile Halil Beyin, Bolpoşta Suludere arasında şahadete erdiği günü anlatan on bölümlük bir yazı dizisi hazırladım ve yarından itibaren bölümleri sunmaya başlayacağım. Yine sizlerin yapacağı katkılarla söz konusu metnin zaman içinde daha anlamlı hale geleceğine inanıyorum. Aile tarihi içinde seçkin bir yeri olan bu büyüğümüzün, ailenin diğer bireyleri tarafından da oluşturulacak çeşitli etkinliklerle anılması ve bu vesile ile Aile Bireyleri arasında sıkı bir dayanışmanın hayata geçirilerek, günümüz şartları dahilinde yeniden ekonomik olarak güçlü, etkin ve saygın bir Ailenin oluşturulması, en büyük dileğimdir.

Selam ve sevgilerimle.
Muhsin KARAKURT