Pazar, 20 Mayıs 2012
 
 
Ana Menü
Anasayfa
KARYADER
YAZARLARIMIZ
Sağlık Köşesi
Anılar ve Tanıdık Yüzler
Dost Siteler
Ziyaretçi Defteri Arşivi
İçimizden Biri
Bölümler
Sarıkamış'a Dair
Sponsor Bağlantılar
HABERLER
Ziyaretçi Sayacı
mod_vvisit_counterBugün Tekil131
mod_vvisit_counterDün321
mod_vvisit_counterBu Hafta2166
mod_vvisit_counterBu Ay5875
mod_vvisit_counterTüm Zaman262923
Sayaç
Ziyaretçi Defteri
Şehit Halil Bey'in Anısına PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   


29 Eylül 1933 Tarihinde Şehit Edilen Dedemiz Halil Bey'i Rahmetle Anıyoruz.

HÜSEYİN ZADE HALİL BEY

KARAKURT NAHİYESİ MÜDÜRLÜĞÜNE GİDEN YOL

1.Osmanlı Devleti Dönemi

Osmanlı Devletinde il reformunu gerçekleştiren, 1864 Vilayet Nizamnamesi’nden sonra 1871 yılında yürürlüğe giren Vilayet Nizamnamesi, ülke yönetiminde bir takım değişiklikleri meydana getirmiştir. Osmanlı Devleti taşra örgütlenmesi, vilayet, sancak, kaza, nahiye ve köy biçiminde şekillendirilmiştir. Bu düzenlemeyi takiben Karakurt, Erzurum Vilayeti, Kars Sancağı, Kağızman Kazası’na bağlı bir nahiye olarak teşkil edilmiştir.

Diğer yandan “nahiye” adı altında yeni teşkil edilmiş bu idari birimin, nahiye müdürü tarafından yönetilmesi öngörülmüştür.

Osmanlı Devleti zamanında Halil Beyin babası Hüseyin Ağa, 1876 yılında Karakurt’un ilk yöneticisi olmuştur.

2.Rus Çarlığı Dönemi

93 Harbi sonucu Ruslar, 18 Kasım 1877 tarihinde Kars’ı, Osmanlıdan almışlar ve ardından 3 Mart 1878 tarihinde “Ayestefanos Barış Antlaşması” imzalamışlardır. Bu Antlaşma hükümlerine göre, Kars, savaş tazminatı olarak, Ruslara bırakılmıştır. Bu tarihten sonra Karakurt, Osmanlı egemenliğinden çıkıp, Rus egemenliğine girmiştir. Bilahare bazı ülkelerin devreye girmesi ile bu Antlaşma hükümleri gözden geçirilmiş ve 13 Temmuz 1878 tarihinde Berlin Muahedesi imzalanmıştır.

Karakurt’un Osmanlıya dahil olma ihtimali doğmuş ise de, kesinleşen sınıra göre, daha önce Ruslara verilmiş olan Eleşkirt ve Doğubeyazit Osmanlıya iade edilmiş, tam sınırda olan Karakurt ise Ruslarda kalmıştır.

Bu tarihten sonra Ruslar, Kars Oblast (Askeri Vilayet) teşkilatını kurmuşlardır. Kars’ta, ahalinin toprak mülkiyeti kaldırılmış ve bütün arazi ‘gazonni’ yani devlet malı sayılmıştır. Yine bu düzenleme kapsamda, nahiyelerde halkın seçtiği nahiye müdürleri görev yapmıştır. Halil Beyin babası Hüseyin Ağa, Rus Çarlığı döneminde de nahiye müdürlüğünü getirilmiş ve bu görevi 1915 yılı başlarına kadar sürdürmüştür. Bu tarihten 1917 yılı başlarına kadar geçen sürede ise bu görevi, tedviren, Halil Beyin abisi Rus subayı olan Halit Bey sürdürmüştür.

3. Mavera-yı Kafkas Hükümeti Dönemi

28 Kasım 1917 tarihinde, Transkafkasya’da, Mavera-yı Kafkas Hükümeti kurulmuş ve bu Hükümet, Osmanlı Devleti ile 18 Aralık 1917 tarihli Erzincan Mütarekesi’ni imzalamıştır. Dolayısı ile sınırda olan Karakurt, bu tarihten itibaren tam olmazsa da bu Hükümetin sınırları içerisinde kabul görmüştür. Anılan dönem dört ay kadar sürmüş olup, Karakurt, resmi bir yönetim olmaksızın kendi kendini idare etmiştir.

Bu dönemde Kars’ta casusluktan tutuklu olan Halit Beyin yönlendirmeleri doğrultusunda, Halil Bey, bölgede oluşturulmuş gizli cemiyetlere faal olarak katılmıştır. Halil Bey, Karakurt’u fiilen idare etmemiş olmazsa da, Karakurt Bölgesini dolaylı olarak yönetmiştir.

4.Osmanlı Devleti Dönemi

Bolşevik İhtilalı sonucu, 3 Mart 1918 tarihinde Brest-Litovsk Muahedesi yapılmış olup, 1878 Berlin Muahedesi ile Osmanlı Devleti’nin elinden çıkmış olan Kars’ın yani Karakurt’un, Osmanlı Devletine belli şartlarla iadesi söz konusu olmuştur.  Ancak Brest-Litovsk Antlaşması’nın hükümlerini tanımayan Ermeniler nedeniyle Osmanlı Ordusu, Şubat 1918 tarihinde Erzincan’dan harekete geçmiş ve 24 Mart 1918 tarihinde Karakurt’un da içinde olduğu 1914 Rus sınırına dayanmıştır. Aynı günlerde, Halil Beyin Rus subayı olan abisi Halit Bey, Kars’ta yönetimi elinde bulunduran Ermeni Ordusu yetkililerince asılmıştır.

Ermenilerce, Kars Bölgesi’nin Osmanlı Ordusu’na teslim edilmemesi üzerine, ileri hareketini devam ettiren Osmanlı Ordusu’nun Hacı Hamdi Bey komutasındaki 36. Tümeni, 3-4 Nisan 1918 tarihinde Karakurt’u almıştır. 36. Tümen’in kuvvetleri içinde, Halil Beyin kendisi ile kardeşi Abbas Bey ve oluşturduğu atlı birlik de yer almıştır. Bu tarih itibariyle Karakurt yeniden Osmanlı Devleti egemenliğine girmiştir.

Bilahare Haziran ve Temmuz aylarında yapılan halk oylaması ile Kars (Karakurt), Osmanlıya ilhak etmiştir. Takiben 11 Eylül 1918 tarihli kararname ile Batum Vilayetine bağlı Kars livası oluşturulmuş olup, Kars livası, 14 kaza ve 65 nahiyeden meydana gelmiştir. Kars mutasarrıflığına atanan Hilmi Bey boş bulunan kadrolara eşraftan gerekli atamaları yapmıştır. Halil Bey, bu dönemde, Bekir Beyin de içinde yer aldığı cemiyetin önemli azalarındandır. Sarıkamış Kaymakamlığı’na atanan Bekir Bey, Halil Beye Karakurt’un yönetimini tedviren vermiştir.

Ancak bu günlerde Osmanlı Devleti yetkilileri sürpriz bir karar almışlardır. Şark Orduları Grup Komutanlığı’na verilen 21 Ekim 1918 tarihli emirde, ordunun bir kısmının lağvedildiği ve Brest-Litovsk Muahedesi ile Osmanlı Hükümeti’ne ilhak edilmemiş bütün toprakların boşaltılması bildirilmiştir. Akabinde 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi imzalanmış ve 23.11.1918 tarihli emirle,  bu kez 9. Ordu’nun, 1914 hududu gerisine çekilmesi istenmiştir. Bunun anlamı, Karakurt’un bir kez daha Osmanlı Devleti egemenliğinden çıkacak olmasıdır.

5. Kars İslam Şurası ve Milli Şura Hükümeti Dönemi

Art arda yaşanan gelişmeler karşısında Kars’ta yaşayan İslam ahali, 5 Kasım 1918 tarihinde Kars İslam Şurası adı altında teşkilatlanmıştır. Bilahare 30 Kasım 1918’de Kars İslam Şurası’nın daveti ile kongre yapılmıştır. Bu Şura, tüm bölgeyi kapsayacak şekilde yeniden teşkilatlanmış ve adını, Milli İslam Şurası Merkez-i Umumisi olarak değiştirmiştir. Ayrıca teşkilatı genişletip, etkinliğini artırmak üzere, mahalli birimlerde milli şura şubeleri açılması yönünde çalışmalar başlatmıştır.

Aynı Kongrede, ‘Milli Şura Hükümeti’ kurulması karalaştırılmıştır. Bu Şura’nın oluşturduğu hükümet, Kars’ı terk eden Osmanlı Ordusu’ndan, Kars’ın idaresini resmen devir almıştır. Böylelikle Karakurt Bölgesi, Milli Şura Hükümeti egemenliğine girmiştir. Resmi durum böyle olmasına rağmen, fiiliyatta, Karakurt’a egemen olma yolunda Ermenilerle şiddetli bir mücadele başlamıştır. Çünkü Ermeni çeteleri, 1919 yılı Ocak ayının ilk günlerinden itibaren, Sarıkamış bölgesinde yaşayan Müslüman ahaliye saldırmaya başlamışlardır.

Bu mücadelenin sağlıklı sürdürülmesi için, Bekir Beyin organizesinde, Halil Beyin de içinde olduğu heyet, Sarıkamış ve Karakurt’tan daha güvenli bir yerde olan Köse Dağı’nın eteklerinde yer alan ve aşiret köyü olan Ortakale Köyü’nde, Milli İslam Şurası şubesini kurmuşlar ve burası merkez olmak üzere milli mücadeleyi sürdürmüşlerdir.                                                                                ../.

6.Cenub-i garbi Kafkas Hükümet-i Muvakkata-i Milliyesi Dönemi

Evliye-i Selase (Kars-Ardahan-Batum) bölgesinde yaşanan gelişmelere bağlı olarak, 3-5 Ocak 1919 tarihinde toplanan 1. Ardahan Toplantısı’nda, Milli Şura Hükümeti bölge şura temsilcileriyle Ardahan’da yeni bir kongre daha yapılması kararlaştırılmıştır. 7-9 Ocak 1919’de yapılan II. Ardahan Kongresi’ne katılan delegeler, Kars şehri merkez olmak üzere, “Cenub-i garbi Kafkas Hükümet-i Muvakkata-i Milliyes”inin kurulması üzerinde anlaşmışlardır. Bunun sağlanması için de, var olan Milli Şuraların, temsilcilerini seçip, Kars’ta yapılacak büyük kongreye göndermeleri istenmiştir. 17-18 Ocak’ta toplanan kongre,  Cenub-i garbi Kafkas Hükümet-i Muvakkata-i Milliyesi’ni kurmuş ve reisliğine de Cihangiroğlu İbrahim Beyi getirmiştir.

Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti başkanlığına seçilen Cihangiroğlu İbrahim Bey, vilayet, kaza ve nahiyelerde eksik bulunan mutasarrıf, kaymakam ve müdürleri tayin etmiştir. Bu meyanda, aynı Hükümetin hariciye Nazırı olan Piroğlu Fahreddin Beğ ile Bekir Beyin tavsiyesi ile Halil Bey, Karakurt Nahiyesi Müdürlüğünü tedviren yürütmek üzere yetkilendirilmiştir.

Osmanlı Ordusu, 5 Mart 1919 tarihinde Kars’ı,  8 Mart 1919’da Sarıkamış’ı tahliye ederek, Karakurt’un batısındaki eski hududa çekilmiştir. Aynı günlerde Karakurt köyleri, Ermeni çeteleri tarafından basılmış, canlarını kurtaran köylüler mecburi olarak göçmüşlerdir. Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti, egemenlik bölgesini Ermenilere karşı korumak için, kendi ordusunu teşkil etme yönünde harekete geçmiştir. Ortakale Milli Şurası da bu yönde karar almış ve ilerleyen zamanda Halil Beyin küçük kardeşi Abbas Bey komutasında 80 kişilik atlı birlik oluşturulmuştur. Bekir Beyin başkanlığında Karakurt Bölgesini yönlendiren Ortakale Milli Şura Şubesi, bu birlik sayesinde varlığını ve mücadelesini sürdürmüştür.

Takip eden günlerde İngilizler, Kars Bölgesi’ne gelmiş ve 12 Nisan 1919’da kurulmuş olan Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti’ni dağıtıp, hükümet üyelerini Malta’ya sürmüşlerdir. Ayrıca Şura Liderleri ile ileride tehlike arz edecek şahısların da tutuklanmasını kararlaştırmışlardır. Halil Bey bu kapsama giren şahıslardan olduğundan, bu tarihten sonra milis olarak mücadeleyi, Ortakale Köyü merkez olmak üzere, Ortakale-Pasinler- Erzurum üçgeninde sürdürmüştür. 

7.Milli Mücadele Dönemi

Kazım Karabekir Paşa 3 Mayıs 1919’da Erzurum’a gelerek, 15. Kolordu Komutanlığı’nı üstlenmiştir. Kars bölgesinde kurulan milli şura şubelerini desteklemiş, yerli aşiret reislerini yanına celp ederek, bunları Ermeni meselesi hakkında uyarmış ve birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesini tavsiye etmiştir. Halil Bey, Piroğlu Fahreddin Beğ ile Bekir Bey vasıtasıyla Kazım Karabekir Paşa ile tanışmış ve emirleri doğrultusunda çalışmıştır. Yine Piroğlu Fahreddin Beğin, Erzurum bölgesinden tedarik edip, kendisi ve Abbas Beye gönderdiği silah ve cephane ile savaşa hazırlanmışlardır.

3 Temmuz 1919’da Mustafa Kemal Paşa, Erzurum’a gelmiştir. Erzurum Kongresi’ne, Piroğlu Fahreddin Beğ ile Bekir Bey delege olarak katılmak istemişler, fakat Mustafa Kemal Paşa, İngilizlerin kongreyi engellemelerinden çekindiği için, bu talebi uygun bulmamıştır. Halil Bey ve kardeşi Abbas Bey söz konusu zevatın alt kadrosu olarak kongreyi, dışarıdan izlemişlerdir. Kongrede alınan kararlar kapsamında, milli şura milisleri, Kuvay-ı Milliye olarak kabul edilmişlerdir.

8. Türkiye Büyük Millet Meclisi Dönemi

Ermeniler 1920 yılı boyunca Müslüman ahaliye yaptıkları saldırıları artırarak devam ettirmişlerdir. Katliamın durdurulması yönündeki Osmanlı Ordusu’nun talepleri karşılıksız kalmıştır. 1920 yılının ilkbaharından itibaren, Evliye-i Selase Bölgesine umumi taarruz yapılması düşünülmüş ise de TBMM, şartların müsait olmaması nedeniyle, sınır dışı hareketlere müsaade etmemiştir.

Bilahare gelişen olaylara ve artan mezalime bağlı olarak TBMM Hükümeti,  üç sancağın kurtarılması için ordunun Ermeniler üzerine yürümesine karar vermiş ve Haziran 1920’de, doğu illerinde seferberlik ilan edilmiştir. Ordunun hazırlığının tamamlanması neticesi, Bekir Beyin yönetiminde Abbas Beyin birliğinin de olduğu 12. Tümen kuvvetleri, 28 Eylül 1920 sabahı sınırı geçerek önce Karakurt’u ve sonra Sarıkamış’ı, Ermenilerden almışlardır.

30 Ekim 1920’de Kars’ın alınışından sonra Piroğlu Fahreddin Beğ, Kars’a vali olarak tayin olmuştur.  Piroğlu Fahreddin Beğ’in ilk icraatları arasında, uzun zamandır birlikte çalıştığı ve iyi tanıdığı Halil Beyi, Karakurt’a nahiye müdürü olarak resmen atamak olmuştur. Bunun sonucu Hüseyin zade Halil Bey, Türkiye Cumhuriyeti Karakurt Nahiyesi’nin ilk nahiye müdürü olarak tarihteki yerini almıştır.

Selam ve sevgilerimle…
Muhsin KARAKURT

NOT: Gerek hakkımda güzel ifadeler kullananlara ve gerekse katkı sağlayanlara, minnet duyduğumu içtenlikle söylemeliyim. Başta Halil Bey olmak üzere ahrete intikal etmiş tüm insanımıza rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun. Yeni yazı dizilerinde görüşmek dileğiyle.