|
Karakurtlu Halil (Karakurt) Bey |
|
|
|
|
Administrator tarafından yazıldı.
|
|
 CUMHURİYETİN 10 YIL KUTLAMALARINA GİDERKEN ŞEHİT EDİLEN SARIKAMIŞLI HALİL (Karakurt) BEY
Sarıkamış'a giderken Kağızman yol ayrımında kurulu şirin bir yerleşim yeri olan eski bucak merkezi Karakurt, tarihin eski çağlarından beri pek çok tarihi olay ve kişilere tanıklık etmiş bir beldemizdir. Birinci Dünya harbinin sonunda giriştiğimiz Milli Mücadele esnasında da Karakurt yöresinde Hüseyinzade Halil Bey bu anlamda anılmaya değer kahramanlarımızdan birisidir. Aslen Karakurt'un Karapınar köyünden olan Halil (Karakurt) Bey ve reisi olduğu aşiret, tüm Milli Mücadele yılları boyunca Sarıkamış ve Kars yöresinde canla ve başla Milli kuvvetlerin yanında ve içinde yer alarak çok önemli çalışmalar yapmıştır. Daha 1877-1878 yıllarındaki Mücadele esnasında ve sonrasında Halil Bey ve ailesi Osmanlı idaresinin yanında ve Çarlık Rus idaresinin karşısında olarak devamlı bir mücadele içine girmişlerdir. Ağabeyisi olan Hüseyinzade Halit Bey, Rus ordusunda görevli bir subay olarak Kars ve civarında elinden geldiğince Osmanlı idaresi lehine olarak Rus ordusu ve durumundan Osmanlı idaresini gönderdiği haberlerle bilgilendirmiştir. Yöredeki Osmanlı idaresi de Halit Bey'in el altından yolladığı bilgilerden epeyce yararlanmıştır. Bu durum Rusların Kars'tan çekiliş yıllarına kadar devam etmiştir. Fakat Rus idaresi nihayet Halit Bey'in Osmanlı idaresi lehine ve kendilerinin aleyhine casusluk yaptığı iddiası ile Halit Bey'i suçlamış ve idama mahkûm etmişti. Bu kararı Ruslar Kars'tan çekilmeden önceki son iki veya birinci gün yerine getirmişlerdi. Yakınlarının dediği kadarıyla idam edilen Halit Bey şu an Kars Kalesi'nde metfundur ve Kale girişindeki Celal Baba türbesinin hemen yanındaki mezarlardan birisi ona aittir. Halit Bey'in verdiği bilgilerden o dönemki Rus yönetiminin dilimlenmiş bir karpuz gibi olduğu ve bu karpuzun dağılması için sadece bir yumruk vurmak gerektiği şeklindeki ihbarları hâla yöredeki halk arasında sitayişle söylenmektedir. Onun bu teşhisinin doğruluğu Çarlık Rusyasının 1917 yılı ihtilaliyle doğrulanmış oluyordu. Gelelim Halit Bey'in küçük kardeşi olan Halil Bey'in yöredeki faaliyetlerine. Rus idaresi altında kalındığı yıllarda gerek Ruslara tepkinin etkisi olarak gerekse ailede verilen milli değerlerin öz yapısında uyandırdığı sebeplerle Halil Bey, Milli Mücadele döneminde yöredeki Deli Halit Paşa ile ilgi kurmuş ve Kars merkezli Milli Şùrâ Hükümeti ile de sıkı bir işbirliğine girmiş ve bu uğurda epeyce faaliyet göstermiştir. Milli Mücadelenin bitmesi ve milli kuvvetlerimiz tarafından ordumuzun Sarıkmış ve Kars’ı kurtarıp ileri harekete geçmesiyle birlikte Halil Bey, bu defa Şark Fatihi Kâzım Karabekir ile yörenin gelişmesi hususunda çalışmalar yapmıştır.
Karakurt'un ilk nahiye müdürü olan Halil Bey, ilk olarak çocukların okula gitmesi için yatılı bir okul kurarak, yöredeki çocukların buraya devamını sağlamış ve bu uğurda gerek Kazım Karabekir ve gerekse 1924 yılı ekim ayında yöreye ziyarette bulunan Mustafa Kemal Atatürk'ün beğenisini ve takdirini kazanmıştır. Yörede kurulmuş bu yatılı okul daha sonra Kars il merkezine nakletmiş idi. Hüseyinzade Halil Bey, 1924 yılında Gazi Mustafa Kemal'in Sarıkamış'a gelişinde onu karşılayanlar arasında olarak, ilk cumhur reisimiz tarafından özellikle eğitim üzerine yaptığı çalışmalardan ötürü takdir edilmiştir. 1933 yılında köyü olan Karapınar'dan orman yoluyla yaya olarak gelmekte olduğu Sarıkamış'a 6 km mesafede bir sık ormanlık alanda isyancı ve cumhuriyet karşıtı olan aşiret mensupları tarafından pusuya düşürülerek öldürülmüştür. Bu gün onun şehit edildiği yerdeki köprü onun adıyla "Halil Bey'in köprüsü" olarak anılmaktadır .O zaman yanında bulunan yeğeni Hacı Rıza Karakurt'un ifadesine göre Hüseyinzade Halil Bey, Ankara'ya Cumhuriyetin 10.yıl kutlamaları için gitmekte idi ve yanında da Atatürk'e armağan edilmek üzere eşi Zennure Hanım'ın eliyle yaptığı Atatürk nakışlı bir kilim götürmekte idi. Eşkıyalar onu öldürüp bu kilimi de yanlarına alıp kaçmışlardır. Tarih boyunca görülmüştür ki halk kahramanları bir şekilde hep yaşatılmışlardır. Hüseyinzade Halil (Karakurt) Bey'de, Sarıkamış ormanlarının o göğe el açıp dua ederce duruşlarının asaletli siluetleri gibi şehit edildiği yere halkın onun adını verip anmasıyla hala yaşamakta...Halk tarafından, adının şehit edildiği yere verilerek anılması hususu Türk geleneğinin en ölümsüz anma kıstası olan geleneklerinden birisidir. Hüseyinzade Halil Bey ve aşireti daima devletin yanında olarak önce Rus, sonrada Ermeni zulmüne baş kaldırmış ve daima milli kuvvetlerin yanında olarak bulunmuşlardır. Vatanını ölüm pahasına sadakatle sevme ve uğrunda ölme hasleti gösterenlerin daima yaşayacakları yürekler elbette onları minnet ve şükranla anma yetisini de gösteren yüreklerdir. Vatan için ölme kutsiyetini gösteren yürek sahiplerinin çocukları, torunları ise bugün onun ahfadı olma şerefini yaşamanın ve mensubu oldukları böyle bir ata varlığını yaşatmanın bilincinde olarak Türkiye’nin her yerinde onun adına layık olma çabasını göstermekte hiç acz göstermemişlerdir. Bugün Sarıkamış'a 6 km mesafede karayolu üzerinde bulunan köprüyü, gelen geçen herkes "Halil Bey'in Köprüsü" olarak bilmekte ve anmakta. Yeşil sarıçam ormanlarının süslediği "Halil Bey'in Köprüsü"nün yanı yöresi, onun kanının döküldüğü yerler olmasının şevkiyle sulanıp bezenmiş her renk çiçeklerle bezeli oluşuyla gözleri okşamakta, gönülleri durulamakta Ne de olsa şehit olmanın ilahi derecesi onların ölmeyip yaşadıkları hususundaki dini direktifle böyle de olsa çok örtüşmekte. Geniş bir aile olan, Karakurt ailesi mensupları ise atalarının haklı gururunu yaşamak ve anlatmak bahtiyarlığına ermişliklerinin çok bilincindedirler. Son sözümüz o ki; vatana böyle hizmet edenlere binlerce kez rahmet olsun...Elbette vatanın sadık ve yürekli kahramanı Halil Bey'e de...
Doç.Dr. Gürsol Solmaz/Erzurum
|