|
Ağaç Sevgisi Yaşantımızda her insanın sığındığı limanlar vardır. Bizle bu limana demir attığımızda kendimizi güvende hissederiz. Böyle yerleri olana ne mutlu… Güzel yer tabiri insanı hem düşündürür hem de cezp eder. Güzel yer ne kadar göreceli bir kavram olsa da insanlar genelde ortak bir kanıya vardığında sonuçta görsellikte şekillenir. Hayal ediniz ki bir yere gittiniz. Etrafı yemyeşil ağaçlarla dolu, kuş sesleri, rüzgârın ağaç yapraklarına vurmasıyla çıkan yaprak hışırtısı ve arkta akan su sesi… Böylesi bir yerde yatak gibi yeşilliğin üstündeki otların bize verdiği o rahatlık uyku tadını hepimiz severiz. Pikniğe gitmek istesek sanırım çoğumuzun tercih yerleri genelde böyle yerlerdir. Evimizde heyecanla hazırlanıp o yere gidince kaynak sularında kana kana içip pikniğin tadını çıkarmak… Doğal dinginliği yakaladığın bir yerin varsa şanslısındır. Gidip gezdiğinde oradaki temiz havayı içine çektiğinde oh be ne güzel bol oksijen, gözünü alabildiğince yeşillik (bazen de tamamen beyaz), çimenlerde gezindikçe kendini rahat hissettiğin bir yer. Evet, dostlar sanırım ben böyle bir yer biliyorum. Bu yerde yürürken, koşarken, attığın her adımda zihinsel olarak rahat hissettiğin için terapideymiş gibi kendini hissediyorsun. Böylesi güzel bir yeri miras olarak bizlere bıraktığı için dedelerimize ne kadar dua etsek az gelir. Yetiştirdikleri ağaçlarla bize bu güzel ortamı sağladılar. Ağaca bir canlı gibi değer verip, emekleriyle onları büyütüp günümüze kadar getirdiler. Ağaç sevgisi insanın iç güzelliğinin dışa vurmasıdır. Bize miras bırakılan alanlardaki ağaçları korumalı ve daha çok ağaç dikmeliyiz. Peygamber efendimizin dediği gibi “Kıyametin kopacağını bilseniz dahi elinizdeki fidanı dikin” sözünü ne güzel söylemiş. Son olarak ağaç hakkındaki duyarlılığımızı artırıp değişim rüzgârları estirmeye ne dersiniz… Sevgilerimle…
Yahya KARAKURT
Ağaç Sevgisi
Onlar bizden çok daha büyük canlılardır. Bizden çok daha uzun bir süre -bazen yüzyıllar ve hatta binlerce yıl- yaşayabilirler. Hep etrafımızda dururlar fakat hiç konuşmazlar. Endişelenmeyin, yabancı yaratıklardan değil, ağaçlardan bahsediyorum! AĞAÇLAR DÜNYADAKİ EN YAŞLI CANLILARDIR. Eski Mısır'daki piramitler yapılırken büyüyen ve henüz yaşayan ağaçlar var. Ağaçlar konuşabilselerdi, kimbilir ne hikayeler anlatırlardı....
Ormanlar neden temizlenmeye çalışılıyor? Bunun bir çok sebebi var. Tüm dünyada ağaçlar evlere, karayollarına ve tren yollarına yer açmak için kesiliyor. Ekilecek toprağın az, nüfusun ise fazla olduğu fakir ülkelerde ağaçlar sebze ve hayvan yetiştirmek için kesilmekte. Orta Amerika'da yağmur ormanlarının dörtte biri, son 25 yıl içinde sığır yetiştirmek için temizlendi. Bu topraklarda yetiştirilen sığırların tümü sonunda Kuzey Amerika'daki çabuk yemek restaurantlarında hamburger haline geliyor. Bir çok ülkede ağaçlar, kereste, kağıt hamuru ve kağıt için kesiliyor. Gerçekte kağıt hamuru ve kağıt, bir çok ülkenin en büyük sanayi kolu....
Ağaçlardan elde edilen kaç tane değerli şey aklınıza geliyor? Şöyle bir bakalım: elmalar, portakallar ve diğer bir çok meyveler. Ceviz, badem, hindistancevizi. Tahtadan iskemleler, masalar, duvarlar, yerler ve ayrıca oyun sopaları, kayaklar, tenis raketleri. Fakat liste bunlarla bitmiyor. Kahve, çikolata ve tarçın, karanfil ve tane hindistancevizi gibi baharatların ağaçlardan elde edildiğini biliyormuydunuz? Ayrıca ağaç kabuğu ve yapraklarından bir çok ilaç ve kimyasal madde yapılıyor....
Ağaçlar, genellikle pek üstünde durmadığımız başka önemli şeyler de yapıyorlar. Dünyadaki hayvanların çoğu evlerini ağaçlara kurar. Orman sadece bir ağaç kümesi değildir. O harika, sürekli hareket halinde olan börtü böcekler, örümcekler kuşlar ve her türden memeliler topluluğudur....
BÜYÜK YAĞMUR ORMANLARINA ''DÜNYANIN CİĞERLERİ'' DENİLİR. Havadaki karbondioksiti temizleyip, yerine oksijen ve su verirler. Büyük yağmur ormanları kesildiğinde, toprakta ve hatta havada değişiklikler olur. Ağaçlar giderse, daha az yağmur yağar. Bazı bilim adamları yağmur ormanlarının kesilmesinin, dünyanın iklimini değiştirerek daha sıcak ve kuru bir yer haline getireceğine inanıyorlar....
Ağaçların oynadığı en önemli rol ise, herhalde kökleriyle toprağa tutunmalarıdır. Kötü fırtınalarda bile, ağaçlar genellikle ayakta kalırlar. Rüzgarı kırar ve diğer bitkileri, hayvanları korurlar. Kuru havada, ağaç kökleri toprağı tutar ve rüzgarla uçup gitmesini önler. Nemli havada ise, ormanlar büyük bir sünger görevi görürler. Ağaç kökleri yağmur suyunu hapseden toprağı tutarlar. Böylece su yavaş yavaş ve eşit bir şekilde akabilir. Fakat ağaçlar olmazsa, yağmur, akıntılara sebep olarak ve toprağı sürükleyerek bölgeyi çok çabuk yıkayıp geçer. TOPRAĞIN EN VERİMLİ OLAN ÜST TABAKASI DA SEL SULARI VE RÜZGARLA GİDER, BUNA EROZYON DENİR....
Hiç sıcak bir yolda yürürken, birden ormana daldığınız oldu mu? Ağaçların altında havanın ne kadar serin olduğu hemen ilginizi çekmiştir. Yapraklı dalların meydana getirdiği örtü, sizi güneşin yakıcı sıcağından korur. Havayı derinizin üstünde nemli ve taptaze hissedersiniz. Minicik böceklerden sincaplara kadar yaşamın etrafınızda cıvıldadığını, ötüştüğünü görürsünüz. BÖYLECE ORMANLARIN, DÜNYANIN EN BÜYÜK HAZİNELERİNDEN OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA ANLARSINIZ. |