Pazar, 20 Mayıs 2012
 
 
Ana Menü
Anasayfa
KARYADER
YAZARLARIMIZ
Sağlık Köşesi
Anılar ve Tanıdık Yüzler
Dost Siteler
Ziyaretçi Defteri Arşivi
İçimizden Biri
Bölümler
Sarıkamış'a Dair
Sponsor Bağlantılar
HABERLER
Ziyaretçi Sayacı
mod_vvisit_counterBugün Tekil137
mod_vvisit_counterDün321
mod_vvisit_counterBu Hafta2172
mod_vvisit_counterBu Ay5881
mod_vvisit_counterTüm Zaman262929
Sayaç
Ziyaretçi Defteri
Geyikli Baba PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
GEYİKLİ BABA

Karapınar ,Beşyol, Armutlu ve Başköy isimli köylerin sınırlarının ara yerinde bir dağ vardır, doruğunda geyikli baba denen zat meftundur dağa ismini veren de O dönemlerde yöre köylerin her yıl ziyaret ettikleri, istek ve dileklerinin kabulu için vesile olmasını istedikleri, ve uğruna  adaklar adadıkları yada kurban kesikleri, Geyikli baba kabrini ziyaret ettiklerinden kısaca, “ZİYARET” ismini vermişlerdir.
Bu isim kendiliğinden oluşmuştur zannımca bilinçli bir isim koyma değildir. Hatta çoğu yöre insanının  yeminlerine bile konu olmuştur “Qur-an kıttap, Nave Xade , Ziyret çarpsın v.s” 
  
 Geyikli baba kimdir? kim değildir kerameti nedir? Yazıma konu olacak kahramanım  hakkında  şahsen hiç bir şey bilmiyorum, ancak bilinen bir şey vardır oda yudumuzun bir çok yöresinde yaşadıkları dönemlerde İnsanlara ve insanlığa akıl ve irfanlarıyla yol göstermiş ışık olmuş bazen darlıkların refaha dönüşmesine , bazen akıl sır ermeyen olayların olumlu sonuçlanmasına, kerametleriyle sebep olan Allah dostları vardır; İşte atalarımızın yaşadığı ve çoğumuzun da çocukluğunun geçtiği köyümüzde hatta yöremizde ismiyle ün salmış ve muhtemelen yöre insanına kerameti ,bilgeliğiyle rehber olmuş olmalıki, (Bilenler yazsın lütfen) Uğruna adaklar kesilen, dualar edilen Geyikli Baba; kabri dağın en zirve yerinde bir çeper içine alınmıştır. Çocukken defalarca arkadaşlarımızla zirveye çıkıp merakımızı gidermişizdir.
Dağın dip noktasında buz gibi soğuk ve berrak bir su çıkmaktadır devamında artarak bir dere olmaktadır. Takriben 200 metre kadar yüzeyden aktıktan sonra tekrar yeraltına dönmekte ve Butka çayırına hayat verip sonrasında kaybolup Neğdeli vadisinden Aras nehrine sızmaktadır.

Köy yaşantısının bütün zorluklarına, içinde barındırdığı sıradanlığı ve dinamik yapısına rağmen alışıla gelmiş yada gelenekselleşmiş bir şekilde yılın belli bir döneminde yağmurun yağması yada olan bir bolluğun şükrünü eda için olsa gerek; Köyümüz tarafından da Geyikli Baba dağı ziyaret edilirdi.

Aile büyüklerinin aldığı kararlarla öküz arabaları hazırlanır herkesin mali durumuna göre küçük baş hayvanlardan adaklık yada kurbanlık adını her ne koyarsanız koyun, alınırdı. Ziyarette kurban kesmek yemek yapmak sonuçta güzel bir ziyafet çekmek için yeteri miktarda yemeklik malzeme ve yakacak alınır ve arabalara itina ile yerleştirilirdi bazen bir iki aile birleşerek te beraberce tek arabayla giderlerdi, Arabalar peş peşe konvoylar şeklinde sıraya dizilir çoluk çocuk bir curcuna içerisinde ziyarete gidilir herkes zevkine göre bir yer beğenir arabasını durdurur özküzler bırakırdı. Öküzlere çocuklar bakardı. sonrasında arabaların baş tarafını havaya kaldırırlar altına destek amaçlı arabanın yan kollardan bir tanesi direk gibi koyar sağlamlaştırılırdı. Arabanın üzerine gölgelik amaçlı bir kilim  serilir ve çadır havası verilirdi. Sonra erzaklar arabanın altına itina ile dizilir düzenlenir di, Ama iş bölümü yapılmaz herkes ne tür bir işi yapacağını çok iyi bilirdi.
Neyse kuzular yada koçlar kim ne getirmişse kesilir adaklar adanır etler parçalanır, yemekler; haşlama yada kavurma olarak yapılır adeta ortama bayram havası hakim olurdu, Biz çocuklar için herşey muhteşem güzeldir , Bu arada yemekler yenir ikramlar yapılır ortak amaç etrafında insanı bağlar güçlendirilir. çocuklar her yerde olduğu gibi ortamın rengi, resmi ve neşesidirler, yaptıkları gölette yüzmeye çalışırlar , herkes mutlu mesut işini yapar vaktini geçirir. Yemek faslı bittikten sonra gözü kesebilen yaşlı ve orta yaşlılar ve genç kızlar zirveye yürürler. Geyikli Babanın kabrini ziyaret eder dua ve niyazda bulunurlar hatta orada birkaç kuşburnu ağacı vardır ona dileklerinin gerçekleşmesi için ip bağlarlar, zirvedekiler döndükten sonra işlemler birmiş çaylar içilmiş ve gün ikindiyi geçmiştir herkes aynı tazyik içerisinde toparlanır ve arabalarını yükler gerisin geri köy yoluna düşerlerdi çocukluğumda ben bu olayı 2~3 kez yaşadığımdan halen hafızamda tazeliğini korumaktadır.

Ben yazı yazmasını pek beceremem dolayısıyla bu yazımı Muhittin ve Muhsin ağabeylerime katkı sunma amçlı yazdım varsa hatam şimdiden affola,

Selam ve saygılar
Yusuf Karakurt/Dalaman