Pazar, 20 Mayıs 2012
 
 
Ana Menü
Anasayfa
KARYADER
YAZARLARIMIZ
Sağlık Köşesi
Anılar ve Tanıdık Yüzler
Dost Siteler
Ziyaretçi Defteri Arşivi
İçimizden Biri
Bölümler
Sarıkamış'a Dair
Sponsor Bağlantılar
HABERLER
Ziyaretçi Sayacı
mod_vvisit_counterBugün Tekil137
mod_vvisit_counterDün321
mod_vvisit_counterBu Hafta2172
mod_vvisit_counterBu Ay5881
mod_vvisit_counterTüm Zaman262929
Sayaç
Ziyaretçi Defteri
ZERDÜŞT GİBİ PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   

ZERDÜŞT GİBİ

Yıllar geçti… Zerdüşt söndürmedi ateşi.
Yer ateş, gök ateş, tutuşmuş yanmakta...
Kızıllık işlendi kanıma, ateşin narından.
Güneş batmakta, tutuşmuş yanmakta sema
Yanmakta altında durduğum ulu ağacın dalları.
Tutuşmuş yağmur taneleri ile suladığım
Kızıl güllerin yaprakları da ateş …
Bu gece rüyamda bir seyyahım.
Asırlarca evvel, bir garip ülkede,
Ateşten bir ırmağın kıyısında, bakınıyorum.
Bir yanda Hürmüz’ün ışığı, diğer yanda Ehrimen’in karanlığı,
Bir anda sardı her yanımı, hayır ile şer.
Arınmak gerekti, ruhum düştü ateş ırmağına.
Yanar Güneş’in narında, gündüz gece.

Ey Güneş! Işığınla, eğer aydınlatmasaydın alemi.
Acep ne olurdu, yazgın?

Ve Zerdüşt şöyle buyurdu, karşı kıyıdan:
Gel artık ülkeme ateş sönmeden!
Lakin sönmeyen içimdeki kor, çaresizce karşı koyar.
Kirlenmemek için kötünün nefesinden.
Sönüp de alemin nizamını bozmamak için.
Ve de korunmak için Ehrimen’in şerrinden.
Zira bekliyor Cehennem zebanileri.

Bir omuzda sevap, bir omuzda günah;
Pervane olmuş, döndürür beni.
Kora dönüşmüş yüreğim, soğusun diye.

Ateşgede yıkılmakta, kalmayacak taş taş üstünde.
Ateş sönmekte, aydınlık sarmakta ufku.
Ve doğmakta doğunun nuru kıbleden.
Gel artık aşkımın beyaz gülü,
Seni yıllardır bekliyor bu yanmış gönlüm.
Sönsün artık cehennem gibi yürek ateşim.

Muhittin Karakurt
Istanbul-2011