|
Administrator tarafından yazıldı.
|
|
KÖY ANASI
Dinamik ama sıradan, olan köy yaşamı içerisinde hayatın devamı açısından her aile kendine has ama benzer bir hiyerarşik sistem kurmuştur, Bu doğal gelişen bir olay olup fertlerin karakterleri ile şekillenmiştir. Ataerkil aile tipi varlığını günümüze kadar korumuştur. Zaten başkada bir alternatif yaşantı şekli olasılığı gündeme bile girmez, otoriteye zarardır.
Dede yaşlılığı itibarıyla saygın ve odanın başköşesine oturur, tecrübe ve yönlendirmeleriyle gündelik yaşama katkı yapar daha çok sembolik bir yetkisi vardır. sınıfsal ayrılığın ve kategorizasyonun hüküm sürdüğü köy yaşantısında babaanne de iç işlerde yetkilidir. ama sembolikliği asla kabul etmez yetkisini sonuna kadar kullanır. Yani dede ile baba arasında ki ilişki ne yazık ki Babaanne ile gelin arasında yoktur. Babaannenin limitlerini oldukça düşük tuttuğu bir yetki ile beraber var olan tüm sorumluluğu evin hanımına (gelinine) yükler. Bu vaka her kuşakta aynen devam eder. Ben nadir birkaç aile dışında büyük evlerde hiç aksi bir durumla karşılaşmadım.
Aile hayatının merkezinde Hakim güç Babadır, gündelik ayak işleri ve emirler silsilesi her iki koldan aşağı doğru devamla en alt bireye kadar iner ve tebliğ yapılır. Daha ziyade ayak işleri bu şekilde her daim en alt birey tarafından yapılır. İtirazlar sert karşılık göreceğinden herkes kayıtsız şartsız verilen işe boyun eğer. İnsanlar sert doğa koşullarının hüküm sürdüğü bölgemizde; aile bireyleri arasındaki ilişkiler de aynı doğanın tezahürüyle yapısal olarak adaptasyon sağlanmış olur.
Öyle ki Ailenin reisi olan Baba cennet vizesi almak, günahlarından arınmak için hacca giderken eşini götürmez (nadir insanlar hariç) sadece kendi paçasını kurtarmayı düşünmektedir. Bu olay da eşinden hiçbir şekilde cenneti kıskanmaz, bu durum daha ziyade tabiat şartlarının sert doğa koşullarının yoğun çalışma temposunun kendi karakterini “BEN” merkezli etkilemesiyle oluşan bir durumdur.
Mesela sevgi konusu çok önemlidir Aile içerisinde için için herkes bir birini sever ama bu sevgi hiçbir zaman muhatabına teslim edilmez paylaşılmaz. İnsanlar yaşlanıp rahmetli olduklarında o sevgi iç dünyalarında kabuk bağlamış bir halde kendileriyle beraber öbür tarafa gider.
Köy hayatında her ferdin yapacağı işler vardır ve herkes çalışmak zorundadır, yapılan işler doğal olarak insanları yorar. Bu yorgunluklar gerginliklere sebeptir. Hatta takışmalar kavgalar ters giden bir çok şey olur, tüm bu olumsuzlukların kişilere yüklediği stresin bir şekilde boşaltılması kafaların rahatlaması gerekmektedir.
Bu sıkıntıyı paylaşacak yegane insan ANNE dir. Onun sesi çıkmaz evini çekip çevirmenin dışında tüm aile fertlerinin sıkıntılarını, üzüntülerini olumsuz giden gidişatların başvurulacak tek dayanağıdır. Köy ailesinde en şansız en ağır rol kuşkusuz kendisine (Anneye) aittir. Baba sert ve disiplinli bir kimseyse Çocuklarla baba arasında her zaman köprü olur dengeyi sağlar. her ferde nasihatler verip Aile hayatının düzenini korur ve bunun yaşamasını sağlar. İstisnai durumlar olsa da genel manada köy yaşantısında Anne ailenin gizli ve hakkı teslim edilmeyen kahramanı olarak aile hayatını böylece taşımaya devam eder. Bu yazımı tüm Analara ithafen yazdım.
Selam ve saygılarımla, Yusuf KARAKURT
|