Çarşamba, 10 Mart 2010
 
 
Ana Menü
Anasayfa
KARYADER
YAZARLARIMIZ
Sağlık Köşesi
Anılar ve Tanıdık Yüzler
Dost Siteler
Ziyaretçi Defteri Arşivi
İçimizden Biri
Bölümler
Sarıkamış'a Dair
Sponsor Bağlantılar
HABERLER
Ziyaretçi Sayacı
mod_vvisit_counterBugün Tekil38
mod_vvisit_counterDün183
mod_vvisit_counterBu Hafta378
mod_vvisit_counterBu Ay1517
mod_vvisit_counterTüm Zaman65126
Sayaç
İSMET KARAKURT PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
 İçimizden Biri

İSMET KARAKURT 
Ali ağanın torunu Aslan efendinin oğlu olarak, 1946 yılında, Karsın Sarıkamış ilçesine bağlı Karapınar köyünde doğdu. İlkokulu Karapınar ve armutlu köylerinde okuduktan sonra, ailesinin yanında tarla, tapan işlerine yardımcı oldu. Bu işleri çokta becerdiği söylenemezdi. 1963 yılında yine Sarıkamış’ın Akkozyayla köyünden Hacı Sait’in kızı Kadriye Karakurt ile evlendi. Babası Aslan efendi, çok titiz ve otoriter bir adamdı. Aslan bey oğullarından İsmetin farklı olduğunu biliyordu. Köy ortamı ve tarla işleri onun çokta isteyerek yaptığı işler değildi. Onun hafız olması ve İslami ilimlerde kendini yetiştirmesi için, 40 teneke buğday satarak, parasıyla Erzurum’a gönderdi. Burada medrese eğitimi aldıktan sonra kardeşi Mahmut ile İstanbul’a çalışmaya gitti. Burada belli camilerde hafızlık ve Kuran öğreticiliği yaptı, yeni dostluklar kazandı. İslami ilmi ve siyasi çevrelerle tanıştı. Bu yıllarda büyük üstat Necip Fazıl Kısakürek' in fikir akımından etkilenmiş, hayat felsefesi edinmişti. Askerliğini 1966-1968 yıllarında Sivas ta piyade onbaşısı olarak yaptı. Askerliğini yaparken hem askerlere okuma yazma öğretiyor hem de Cuma günleri hutbe veriyordu. Aşkale de devletin açmış olduğu memurluk imtihanını kazandığında hayatında yeni bir sayfa açılmıştı.
Erzurum Aşkale 1971-1975 yıllarında ve Kars çimento fabrikasında 1976 yıllında sosyal hizmetler şefi ve personel müdürü olarak görev yaptı. Ortaokulu burada dışarıdan bitirdi. Akraba sevdalısı olduğundan, birçok kişi onun döneminde devlet memuru olarak iş sahibi olmuştu. Entellektüel yönü yüksek, istediği kişiyi etkileyebilecek manevi bir üslup’ a sahipti. İstanbul Türkçesi ile konuşur, hitabeti çok kuvvetli ve kendinden emindi. Hitabet gücü o kadar kuvvetliydi ki 1980 öncesi gençlik mitinglerinde konuşmacı olarak çağrılırdı. Bir ara Kars da Akıncılar gecesinde konuşmuş, Sarıkamış’tan birçok katılımcının izlediği bu konuşmayla ses getirmişti. O sıralar solun kalesi olarak bilinen Kars, bu sağduyulu genci duvarlarında İsmet Karakurt öldürülecektir diye karşılamıştı. İnandığı davadan taviz vermeyen, sıra dışı bir insandı. Yeri geldiğinde inandığı şeyler için oldukça cesur ve kararlı, mazluma ise merhametliydi. Karsta çok sivrilmiş olması nedeniyle kısa bir süre Sivas ta çalıştı ve sonrasında Antalya ya tayin edildi, 1977-1980 ihtilal’ ine kadar Antalya Sümerbank dokuma fabrikasında aynı görevine devam etmiştir. Bu dönemde Antalya Çağlayan lisesini 1980 yılında dışarıdan bitirdi. Çağlayan lisesinde Atatürk anıtının yapılmasında öncülük yapmış, fabrika işçilerinin yardımlarını organize etmiştir. İlk şiir kitabını bu dönemde yazdı(şiirlerle benim dünyam). 1980 ihtilal’ inden hemen önceki dönemlerde tüm yurtta olduğu gibi anarşik olaylar, yürüyüşler ve eylemler hat safhadaydı. İsmet Karakurt sağ görüşü temsil etmesine rağmen, gerek yönetimde gerekse işçiler arasında, çalışkanlığı ve dürüstlüğü nedeniyle saygı uyandırmıştı. Hatta yönetim ile emekçi kesim arasında sorun çıktığında ilk başvurulan kişi İsmet Karakurt olmuştu. Ancak keskin dili ve sert çıkışları nedeniyle, Sarıkamış ayakkabı fabrikasına sürgün edilir. 

Memleket' e umuttan zulme: 1980 ihtilalinin ilk yılı, o sıralarda Sarıkamış ayakkabı fabrikasının inşası devam etmekteydi. İsmet karakurt sürekli alım satımla ilgili İstanbul’a gider gelirdi. Bir defasında fabrikaya alınacak malzemenin taşınmasına yardım etmiş, belini incittiği için aylarca korse takarak dolaşmıştı. Fabrikadaki hırsızları ve hainlik yapanları sevmediğinden, isterse fabrika müdürü olsun dobra dobra konuşurdu, kimseye güvenerek hareket etmezdi. Ailesini çok sever, kendi insanının iş bulması için, her zaman hiçbir beklenti içine girmeden çalışmıştı. Sarıkamış ayakkabı fabrikasındaki sınavda tarafsızlığını korumaya çalışsa da, sınav sonucuna bir takım çevrelerin itirazlarıyla, hakkında soruşturma açılır. Müdürle araları iyice açıldığından aralarındaki tartışma sonucu nazilliye sürgün edilir, şeflikten alınıp basit bir sıra memurluğuna düşürülmüştür.               


Nazilli; Sabrın selamete, azmin başarıya, haksızlığın hakka, derdin devaya, yokluğun varlığa dönüştüğü yer. Nazilli de 1982’i sonbaharıdır(ekim-kasım), Aydın’a bağlı şirin bir ilçedir. Türkiye de ilk kurulan, en büyük fabrikalarından biri olan Nazilli Sümerbank dokuma fabrikası İsmet karakurt' un  yaklaşık 7 yıl muhasebe memuru olarak görev yaptığı yerdir. Mesai anlayışına çok dikkat ederdi, herkes evindeyken o çoktan fabrikada(07: 30) görevinin başında olurdu, rapor alıp ta işe gitmediği gün olmamıştır. Bazen yaz tatillerinde de çalışır, mesaiye kaldığı olurdu. Bir yıl sonra açık öğretim fakültesi imtihanlarını(muhasebe) kazandı. O günden sonra, İsmet Karakurt’ un azmi ve sabrı sınanıyordu. Her gün çok erkenden uyanmış ve ders çalışıyor olurdu, 40 yaşındaydı ancak yeni ilkokula başlayan bir insanın heyecanıyla ders çalışırdı. Aradan 4 yıl geçmiş ve 80 ortalamayla yüksek eğitimini tamamlamıştı. Devletin açtığı İngilizce dil kursunu tamamladı. O yılın sonunda bilgisayara merak sardı. Ege üniversitesi bilgisayar mühendisliğinde eğitimini tamamlayıp sertifika aldı. Artık muhasebeyi bilgisayarla buluşturmuştu. Nevşehir Sümerbank’ a 1990 senesinde muhasebe şefi olarak atandı. Çocuklarının eğitimi halen devam ettiğinden, tek başına yaklaşık bir yıl burada kalmıştır. O yılın sonunda Çanakkale Sentetik deri fabrikasına muhasebe şefi olarak atandı. Burada Petrol mühendisi oğluyla birlikte, bilgisayarda muhasebe proğramlaması geliştirdi. Burada 4 yıl boyunca çalıştıktan sonra, muhasebe müdürü oldu. Erzincan Tercan ayakkabı fabrikasına 1994-1996 yıllarında müdür yardımcısı olarak atandı. Buradaki görevinden sonra, Denizli Sümerbank Dokuma Fabrikasına Genel müdür yardımcısı olarak atandı. Denizlide Necip Fazıl Kısakürek çizgisine sahip yerel bir gazetede, Gönül dünyam adıyla yazılarını yayınladı. Nihayet mesleğinde en üst noktaya ulaştıktan sonra 1998 yılında bu görevindeyken artık çok yorulduğunu söyleyip emekliye ayrılmıştır. Ancak eskisi kadar sağlıklı değildir, bundan sonra kendini şiir yazmaya verir, şiirlerini Mevsimler adındaki şiir kitabında toparladı. Emekliye ayrıldığı dönemden itibaren ölümüne kadar sağlık problemleri giderek artmıştır. İki kez akciğer embolisi nedeniyle hastaneye yatırılmıştır. Ne yazıkki Alzaymır ve ileri demans gelişmesi nedeniyle günlük aktivitesi kısıtlanmıştır. İsmet karakurt 2004 yılının Ağustos ayında beyin sapına pıhtı atması nedeniyle, solunum yetmezliğinden, Akdeniz üniversitesi tıp fakültesinde baki aleme göç etmiştir. Vasiyeti gereği, Antalya uncalı mezarlığına defnedilmiştir.

Onun en büyük sıkıntısı basiretsiz ve torpille belli noktalara gelmiş amirlerinin gölgesi altına sığmayacak kadar bilgi beceri ve tecrübeye sahip olmasıdır. Sonuçta bu kurumlar bu zihniyete sahip insanlar yüzünden, hizmet eden insanların önü kesilmiş, arpalık haline getirilmiş,  teknolojiye ve zamana ayak uyduramayıp çökmüşlerdir.
İsmet karakurt’ un en büyük eseri, benim fabrikalarım dediği çocuklarıdır. Dört erkek iki kız evladı olmuştur. Evren adındaki kızı 6 aylıkken vefat etmiştir. Ondan sonra bir kızı daha olacak adını Nur cihan koyacaktır. Oğullarım bir yana kızım bir yana diyerek sevgisini kızına asla esirgememiştir. Hayatında en çok özlediği anasının sevgisine binaen kızına o benim anamdır demiştir.
İki kaleme alınmış, ancak basılmamış şiir kitabı vardır. Bunlar:

1- Şiirlerle benim dünyam I-II(Sarıkamış/Nazilli) ve 2-Mevsimler(Antalya) vardır.

Liderlik kapasitesi nedeniyle ortamı çok güzel yönlendirirdi. Vatansever dobra bir insandı, haksızlığa boyun eğmezdi. Aileden gelen bir özellik olarak çabuk sinirlenirdi. Doğuştan engellerle mücadele edebilme yeteneği vardı. Güzel giyinirdi, İletişimi çok iyiydi. Her ortamda kendini belli ederdi. Babasını, annesini ve kardeşlerini çok severdi. Ailesine mensup hiçbir kimseye sırtını dönmedi. Onlarca kişinin ekmek sahibi olmasına rağmen onlardan hak ettiği ölçüde saygı görmediği içinde kırıldığını belli etmedi. Fakiri ve kendi akrabalarını görüp kollardı. Dürüstlük, azim kararlılık ve sabır onun en önemli meziyetleridir.

Karakurt sülalesini ve ailesini şerefiyle en yüksek noktada temsil etmiş, belki de en verimli çağında aramızdan ayrılmıştır. Allahın rahmeti üzerine olsun.