Pazar, 05 Şubat 2012
 
 
Ana Menü
Anasayfa
KARYADER
YAZARLARIMIZ
Sağlık Köşesi
Anılar ve Tanıdık Yüzler
Dost Siteler
Ziyaretçi Defteri Arşivi
İçimizden Biri
Bölümler
Sarıkamış'a Dair
Sponsor Bağlantılar
HABERLER
Ziyaretçi Sayacı
mod_vvisit_counterBugün Tekil186
mod_vvisit_counterDün197
mod_vvisit_counterBu Hafta1790
mod_vvisit_counterBu Ay1054
mod_vvisit_counterTüm Zaman230327
Sayaç
Ziyaretçi Defteri
Minare Yapımına Destek Olalım PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   

MİNARE YAPIMINI KATKILARIMIZLA DESTEKLEYELİM

Köyün camisi bir müddet önce yapıldı ve ibadete açıldı. Ne mutlu yapanlara, katkıda bulunanlara… Ben caminin resmini gördükçe, büyük bir haz duyuyorum, Allaha şükrediyorum, yapanlara ve katkıda bulunanlara bu fırsatı verdiği için… Artık köyümüzde huzurla yüce Allaha secde edilecek şerefli ve faziletli bir Beytullah var. Bir kimsenin, kendi mahalle veya kabilesi mescidinde namaz kılması diğer mescitlerde namaz kılmasından daha faziletlidir.

Hepinizin bildiği üzere cami inşa etmenin fazileti ve sevabı sayılamayacak kadar çoktur. Bunları yapmak, bunların inşaatına yardım etmek, bir iman ve hayırseverlik işi olduğu gibi aynı zamanda insani bir iştir.

Bu faziletli ve şerefli işi yapanlar kimlerdir. Bu sorunun cevabını Kur'an-ı Kerim’de buluyoruz. Kur'an-ı Kerim’de, "Yüce Allah'ın mescidlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse bina ve imar eder."denilmiştir. Öyle ise Allah’a ve ahiret gününe iman edenler, bu hayırlı işi seve seve yapmalıdırlar.

Diğer yandan ibadethane bina ve imar eden inanmış kullar için büyük müjdeler de verilmiştir. Bir hadis-i şerifde, "Her kim Yüce Allah'ın rızasını dileyerek bir mescid bina ederse, Allah da ona cennette bir ev bina eder.” Diğer bir hadis-i şerifde ise "Her kim helal malından, içinde Yüce Allah'a ibadet edilecek bir bina yaparsa, Allah da onun için Cennette inci ve yakuttan bir bina yapar."denilmiştir.

Bir camiyi daha güzel ve fonksiyonel hale getirmede, hatta süslemede hiçbir beis yoktur. Bu husus abartıya kaçılmadığı sürece teşvik edilmiştir. O halde güzel bir şekilde inşa edilmiş camimizin görünen eksiğinin bir an önce giderilmesi gerekir. Nedir eksik olan, tabi ki “minare”.
 
Çok şükür hayırsever akrabalarımız, var olan bu eksiği tamamlamak için, bu konuya el atmışlar. Ve kısa süre önce başlattıkları inşaatı bitirilme aşamasına gelmişler. Bu hayırsever akrabalarımıza bizlerin de maddi ve manevi destek vermemiz, bir görev olarak algılanmalıdır. Minare nedeniyle sağa sola borçlanmanın anlatılır, izah edilir bir yanı yoktur. Böyle bir halin mevcudiyeti, başımızın öne eğilmesine neden olur. Lütfen minaremizin borçsuz bir şekilde tamamlanması için kendini vicdani olarak sorumlu hisseden her aile bireyinin, az çok demeden derhal yardım yapması elzemdir. Ne mutlu böyle hayırlı işlere katkı sağlayanlara ve bunu başaranlara…

Bilindiği gibi insanlar ölünce amelleri sona erer ve buna bağlı olarak da, amel defterleri kapanır. Bu aşamadan sonra söz konusu defterlere ne sevap ne de günah yazılmaz. Ancak cami ve benzeri mekanları inşa ederek devamlı hayır kazanan müminlerin amel defterleri kapanmaz. Bu eserler ayakta kaldığı sürece, hayatta iken yapmış oldukları hayırlara karşılık sevap yazılır. Bu husus bir hadis-i şerifde şöyle anlatılmıştır. "Bir mümine, öldükten sonra, amelinden ve iyiliklerinden ulaşacak şeylerden biri, … yapmış olduğu mescid…”dir. Anlaşılacağı üzere cami yapımına katkı sağlayanların katkıları, vefatlarından sonra kendilerine sevap olarak ulaşır. Diğer bir anlatımla bu hadis-i şerife göre, cami yapan ve yapımına katkı sağlayan kimseler hakkında kapanmayacak olan sevap kapısı müjdelenmiştir.

İşin gerek maddi boyutu ve gerekse manevi boyutu dikkate alındığında, başlanılmış olan minare yapım işine, elimizden geldiğince katkı sağlamamız gerekmektedir. Katkıların herhangi bir aksaklık veya yanlış anlaşılmaya yer vermemesi için Derneğin banka hesabına yatırılarak yapılmasını öneririm.

Haydi… güzel işler yapmanın, başarmanın ortak kıvancında buluşmaya…

Selam ve sevgilerimle…
Muhsin KARAKURT